Menteş Ezdaş: Kendimize güveniyoruz!

Bu sayıda sizlere adeta küllerinden yeniden doğmuş bir üyemizi tanıtacağız. Azbom Trading Ltd. Bostancı'da yaşanan sel felaketinden en büyük zararı gören firmalardan biri olan Azbom Ltd., yılmadan yoluna devam ederek, bugün unlu mamullerde aranan bir marka haline geldi.

1- Bayram Bey öncelikle biraz kendinizden bahsedebilirmisiniz?


Lefke Avrupa Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olduktan sonra Yakın Doğu Üniversitesi'nde pedagoji eğitimi aldım ve 2010 yılında şirkette çalışmaya başladım. 2012 yılına kadar Bostancı'daki fabrikamızda çalışıyorduk, artık Lefkoşa'daki fabrikamızdayız. Bunun dışında Genç Profesyoneller Yönetim Kurulun'dayım.

2- Menteş Bey sizi de tanıyabilirmiyiz?


Ben de Lefke Avrupa Üniversitesi'nden, İktisadi ve İdari Birimler Fakültesi'ni bitirdim ve ticari hayata aile şirketimizde başladım. 1993 yılından itibaren Fırın ve Unlu Mamüller Sektörü'ndeyiz.

3- Firmanız ve personeliniz hakkında bilgi alabilirmiyiz?


Firmamızı babamızdan devraldık, Azbom Trading Ltd. bir aile şirketidir. Personel olarak 30'a yakın çalışanımız var. Şirketten bahsedecek olursak, 2010 yılında Bostancı'da yaşadığımız sel bizim çıkış noktamız oldu deyebiliriz. Sel öncesi altyapıyı hazırlayıp piyasaya biranda çıkmayı planlıyorduk, yurtdışında olan adamızda olmayan sağlıklı ekmek grubundaki çeşitleri hazırlıyorduk. Fakat sel bizi sıfırladı ve bir karar almamızı gerektirdi. Ya bu işi bırakıp marketçiliğe yönelecek ve işimizi küçültecektik ya da risk alıp bu işi büyüterek zararımızı çıkarma yolunu seçecektik. Biz risk almayı tercih ettik ve sermayesiz borçlanmaya girdik. Babamız bize bir iş devretmiş olmasaydı biz zaten en başından borçlanarak bir iş kuracaktık. Bostancı'da sadece pide makinemiz çalıştırılıyor, bunun dışındaki tüm üretimimizi Lefkoşa'da yapıyoruz.

4- Faaliyet alanlarınız ve ürünleriniz hakkında bilgi alabilirmiyiz?


Gruplandıracak olursak 8 grupta, 93 çeşit ürünümüz var. Üretimimizin büyük bir kısmını market tezgahları alıyor, yüzde %40'ını da fastfood, catering şirketleri, süpermarketler ve büfeler alıyor. Bunun dışında yaptığımız girişimlerimizin sonucunda bu yıl ilk ihalemizi de aldık ve Merkezi Cezaevi'nin ekmek tedarikçisi olduk. Ayrıca sağlıklı ekmek grubu önceliğimiz olduğu için, ada genelindeki devlet hastahenelerinin ekmek tedarikçisiyiz.
Faaliyet alanlarından bahsedecek olursak herkesin kendi işini yapması gerektiğini düşünüyoruz. Herkes kendi alanının uzmanı olmalıdır. Örneğin pastahanede sadece tatlı işi, un fabrikasında sadece un üretimi yapılmalıdır. Un fabrikası ekmekçilikle veya ekmek fabrikası un üretimi ile uğraşmamalıdır.
Özellikle son dönemlerde bilinçli beslenme üzerine toplumun ilgisi artmıştır, önceki yıllarda, örneğin şekeri olan bir kişi kepek ekmek yememesi bunun yerine çavdar ekmeği yemesi gerektiğini bilmiyordu. Bizim amacımız toplumumuzu sağlıklı ve doğru beslenmenin önemi ile ilgili bilgilendirmektir. Diyetisyenlerden de görüş alarak ilerleyen günlerde projelerimizi gerçekleştirmek istiyoruz. Şu an amacımız tüketicilerimize doğru beslenebilecekleri ekmeği, kendilerine uygun olanı seçebilecekleri çeşitleri sunmak. Ayrıca özümüzü, Kıbrıslılığı korumak istiyoruz. Az da olsa Kıbrıs ekmeğini mutlaka üretmeye devam edeceğiz. Şeker, tuz, yağ içermeyen doğal esmer, köy ekmeğimiz de yakında seçeneklerimiz arasında piyasada olacak.

5- Sektörünüzdeki eksiklikler ve zorluklar nelerdir?


Tüm üretim sektöründeki hilelerin önüne geçmek için devletin denetleme birimleri oluşturması gerekiyor. Her hafta sağlık müfettişleri, belediye zabıtaları denetlemeye geliyor. Birkaç kez denetlemek için içeriye girerek eksikliklerimizi düzelttiler, daha sonra geldiklerinde içeriye girmek istemediler fakat biz her defasında ısrar ediyoruz çünkü denetlenmek istiyoruz. Bütün imalathaneler denetlenmelidir. Devletin getirdiği poşet yasasını sağlık ve hijyenik kurallar açısından destekliyoruz fakat altını çizerek söylüyorum sadece poşetle olmuyor. Hiçbir denetim yapılmıyor, örneğin üretimde kullanılan suyun analizi bile yapılmıyor. Ekmeği poşete koyarak sağlık sorunu çözülmüyor. Ekmek üretimi ile ilgili bir yasa tasarısı hazırlanmalı ve ekmekçiliğin bir standardı olmalıdır. Üretimde maliyet çalışmaları da çok önemlidir, örneğin ekmeğin fiyatına 7 yıldır zam yapılmamasına rağmen una zam yapmak yanlıştı ve üreticiyi zarara sokmaktaydı. Sektörümüz açısından, birliğin ekmeğe yaptığı son fiyat değişikliği geç kalınmış bir çalışmadır. Bu gecikme sektörümüzün önünü kesmiştir.
Bunun dışında KKTC vatandaşı kalifiye eleman bulmakta çok zorlanıyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sanayi Odası eleman taleplerimizle ilgili bize yardımcı olmaya çalışıyor tabi ki fakat bizim konseptimiz sıradan bir fırıncılık olmadığı için yeterli olmuyor.

6- Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik durum hakkındaki görüşleriniz nelerdir?


Sürekli belirsizlik ve değişiklik istikrarı bozduğu için psikolojik ve bürokratik açıdan başarıya ulaşılamıyor. İşletmelerin eğitimlerine önem verilmelidir, devletin de bu konuda birşeyler yapması gerekiyor. Ekonomi kayıt altına alınmalı, maliyet çalışmaları açısından KDV ve vergi sistemi kayıtlı ve düzenli olmalıdır. Bize sektörel olarak devletin maalesef şu anda bir katkısı yok. Genç girişimcilere düşük faizli kredi verebilir, destek olabilirler. Bunun dışında Alayköy'de verilen arsalarla ilgili demeçlere değinmek istiyoruz, yetkililer Alayköy'deki arsalar konusunda yoruma açık demeçler vermemelidir, kimi sanayicinin buralara bina yapacağını ancak maddi sıkıntılardan dolayı yapamadığını da göz önünde bulundurmalıdırlar.