Odamızın 24. Olağan Genel Kurulu yapıldı

Talat: “Çözüm ve dünyayla bütünleşme politikamızı sürdürmek zorundayız. başka lüksümüz yoktur. Ara anlaşma hiçbir zaman söz konusu olmadı. Bunu hiçbir zaman kabul etmedik. Biz bütünlüklü anlaşma peşindeyiz”
Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın (KTSO) 24. Olağan Genel Kurulu, 27 Mart Cumartesi günü gerçekleştirildi. Lefkoşa Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan KTSO Hizmet Binası Konferans Salonu’nda yer alan genel kurulumuza; Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, TC Lefkoşa Büyükelçisi Şakir Fakılı, bazı bakanlar, bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütü yetkilileri de katıldı. Katılamayan Başbakan Derviş Eroğlu ve diğer bazı yetkililer ise mesaj gönderdi.
Atatürk ve şehitler için saygı duruşuyla başlayan genel kurul, Başkanlık Divanının Seçimi, Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çıralı’nın konuşması, konukların konuşmaları, faaliyet raporunun sunumu ve oylanması, Mali Raporun sunumu ve oylanmasının ardından dilek ve temennilerle sona erdi.
Genel kurulda ayrıca, Oda Genel Sekreteri Mustafa Gündüz tarafından Sanayi Odası’nın gelişimi, görev ve hedefleri ile sanayi sektörünün durumunu anlatan bir sunum gerçekleştirildi.
Talat: “Başka lüksümüz yok”
Genel Kurul’da konuşan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, çözüm ve dünyayla bütünleşme vizyonunun önemini vurgulayarak “Bu politikayı sürdürmek zorundayız. Başka lüksümüz yoktur. Ara anlaşma hiçbir zaman söz konusu olmadı. Ara anlaşmayı hiçbir zaman kabul etmedik. Biz bütünlüklü anlaşma peşindeyiz” dedi.
Sanayinin geliştirilmesinin önemine işaret eden Talat, bunun önündeki başlıca engellerden birinin izolasyonlar olduğunu belirterek bunların kaldırılması yönündeki çabalarını anlattı.
Çözüm politikalarının gerekliliği üzerinde duran Talat, Yeşil Hat Tüzüğü’nün alelacele çıkarılmasından kaynaklanan eksiklikleri bulunduğunu, ancak esas sorunun “kafalarda” olduğunu belirtti. Talat, Yeşil Hat Tüzüğü’nün geliştirilmesi için çalıştıklarını; bu yöndeki baskılarını sürdürdüklerini ifade ederek “Bunun için çözüm vizyonumuzu muhafaza etmeliyiz” dedi. Bundan vazgeçilmesi halinde izolasyon ve benzer kısıtlamalardan kurtulmanın mümkün olamayacağını kaydeden Talat, yürüttükleri çözüm politikalarının faydalarını gördüklerini dile getirdi.
AİHM’in mülkiyet düzenlemeleriyle ilgili son kararını örnek gösteren Talat, mahkemenin böyle bir karar alabilmesinin nedeninin de barış, dünyayla bütünleşme politikaları olduğunu belirterek “Bu politikayı sürdürmek zorundayız. Başka lüksümüz yoktur” şeklinde konuştu.
“Ara anlaşma hiçbir zaman söz konusu olmadı”
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın “ara anlaşma söz konusu değil” şeklindeki sözlerini de değerlendiren Talat, bunun hiçbir zaman söz konusu olmadığını; ara anlaşmayı hiçbir zaman kabul etmediklerini vurguladı. “Biz bütünlüklü anlaşma peşindeyiz. Biz parça başı anlaşma kabul etmiyoruz” diyen Talat, bunun gündemde bile olmadığını ve Kıbrıs Türkü için zararlı olduğunu düşündükleri böyle bir ara anlaşmayı zaten kabul etmeyeceklerini kaydetti.
Talat, “30 Mart’ta bugüne kadar varılan mutabakatların açıklanması” konusundaki tartışmalara da değindiği konuşmasında, “Biz ille de bunu istemedik. ‘İyi olur’ dedik. ‘Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde gelinen noktanın açıklanması etik olarak doğru olur’ dedik” diyerek Rumların da istemesi halinde açıklama yapılabileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, sanayinin gelişmesinin önemi ve gerekliliğine işaret ettiği konuşmasını şöyle tamamladı:
“Sanayimizin gelişmesi son derece önemlidir. Çünkü gün gelecek Kıbrıs sorunu çözülecek. Bu sorun çözüldüğü zaman sanayimizin eriştiği seviye bizim bir zenginliğimiz olarak ortaklığın bir parçası olacak. Biz bunu önemsiyoruz. Sanayimizin gelişmişlik düzeyi ne kadar yüksek olursa bir ortaklıktaki payımız da, hakkımız da o kadar yüksek olur. Gün gelecek Kıbrıs sorunu çözüldükten sonra artık siyaset ekonomiyi değil, ekonomi siyaseti belirleyecek ve bu güne geldiğimizde ekonomimizin güçlü olması lazım ki siyaseten yenilmeyelim.”
Taçoy: Sektör içinden gelen birisiyim”
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Hasan Taçoy da, sektör içerisinden gelen ve yaşanan sıkıntıları bilen biri olduğunu belirterek, sektörle ilgili olarak önceliklerin ortaya konulması gerektiğini ifade etti.
KKTC’ye ulaşımın hava ve denizden sağlandığına işaret ederek sektörlerle yaşadığı sorunları anlatan Taçoy, bazı şeylerin doğru düzgün bir şekilde yerine oturtulması gerektiğini söyledi.
İzolasyonların kaldırılması, tüm dünyayla birlikte olunacağı, ülkenin ekonomik olarak düzeleceği yönünde geçmişte verilen vaatlerin yerine getirilmediğine dikkat çeken Taçoy, gelişen dünya ekonomileri içerisinde izolasyonların iletişimle ortadan kalkacağını kaydetti ve iletişim konusunda çalışmalar yaptıklarını örneklerle anlattı.
Teknoparkları geliştirerek, bilişimde dünyaya açılan bir nokta haline gelinebileceğini belirten Taçoy, bu açılımın dünyayla daha rahat buluşmayı, ülkedeki ürünleri çok daha rahat pazarlamayı gündeme getireceğini vurguladı.
Tüm bu faktörlerin bir araya getirilmesinin şart olduğunu, ancak üzerlerine düşeni yerine getirme konusunda bazı engellerle karşılaştıklarını kaydeden Taçoy, ülkede yaşanan sorunlara örnek olarak bazı kurumlar arasındaki çekişmeleri gösterdi.
Sadece Avrupa Birliği diyerek bir yere ulaşılamayacağını ifade eden Taçoy, “Direkt Ticaret Tüzüğü geçmedi. Yeşil Hat Tüzüğü’nde bir balıkla balı dahi listeye koydurtamadık. Bugün bunlarla uğraşıyoruz, yarın nelerle uğraşacağız?” şeklinde konuştu.
“Her şey seçim değildir. Önemli olan geleceğe bir şeyler bırakmaktır. Gerçek anlamda kendi doğrularımızı bulabilmektir. Bunları buldukça geleceğe daha rahat gidebiliriz” diyen Taçoy, ülkede bazen organize işler olduğunu, ancak bunların üstesinden gelmenin boyunlarının borcu olduğunu kaydetti.
Atun: “Sanayicinin hayatını kolaylaştırma çabası içindeyiz”
Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun da konuşmasında, sanayi sektörüyle ilgili girişim ve çalışmalarını anlatarak sanayicilerin hayatlarını kolaylaştırma çabası içinde olduklarını kaydetti.
Sektörün GSMH içindeki payının %12’lere yükseldiği, ancak gerek üretimde gerek dış gelirlerde daha da fazla potansiyele sahip olduğunu ifade eden Atun, ülke ticaretinin de ilerlemekte olduğunu söyledi.
Atun, gerek ihracat, gerek ithalatın istikrarlı bir şekilde artmakta olduğunun altını çizerek doğru politikalarla hedeflerini yakalayacaklarına inandıklarını vurguladı.
Çözüm için sürdürülen müzakerelere de değinen Atun, “Sosyal ve siyasi haklarla birlikte ekonomimizin de Güney Kıbrıs’la sağlıklı bir entegrasyon yapabilecek düzeye yükseltilmesi fevkalade önemlidir” şeklinde konuştu.
Atun, ileriki dönemde, Yeşil Hat Tüzüğü’nün kapsamının genişletilmesi ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü kapsamındaki hakların ele edilmesine yönelik kararlı duruş sergilenmesinin gerekliliğine de işaret etti.
Bakanlık olarak kendilerinin de AB yetkilileriyle temaslarını sürdüreceklerini kaydeden Atun, dış ticaretin Güney Kıbrıs’ın iznine tabi bir konu olmaktan çıkarılması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Erk: “Devlet vergi toplamıyor”
CTP Genel Sekreteri Kutlay Erk de, sektörün sorunları ve zorluklarının bilincinde olduğunu belirterek kendi deneyimlerinden de örnekler vererek eleştiri ve önerilerde bulundu.
Sektörün dış etkenlerden kaynaklanan sıkıntıları yanında içte; hükümetlerin yarattığı sorunlarla da karşı karşıya olduğunu ifade eden Erk, ekonominin büyümesi için üretimin şart olduğunu kaydetti.
“Politikanın, mal ve hizmet üretimi üzerinde engel olma özelliğinin ortadan kaldırılması gerektiği” görüşünü belirten Erk, “Devlet kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına almayarak vergi toplamıyor” dedi.
Erk, ekonominin %75’inin kayıt dışı olduğuna inandığını söyledi ve birçok sorunun çözümünün, mal-hizmet üretimine değer verilmesinden geçtiğini kaydetti.
Çıralı: “Rekabetçi bir sanayi için uğraşıyoruz”
Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Ali Çıralı da konuşmasında, yaklaşık bir yıl önce iş başına gelen yönetim kurulunun, üretimin önündeki engellerin ortadan kaldırılması, üretimin geliştirilmesi ve rekabetçi bir sanayi sektörünün oluşması yönünde çalışmalarını sürdürdüğünü anlatarak Türkiye’de üretici KOBİ’lere verilen desteklerin KKTC’de de verilmesi konusundaki mücadelelerinin sürdüğünü kaydetti.
Geçmiş dönemde kurulan İş Geliştirme Departmanlarının bu dönemde kadrosunu genişleterek kapasitesini artırdığını, 2009 yılında 30 üyeye AB Proje Başvuru dosyası hazırlandığını, bu başvurulardan 20 üyenin, toplam 2 milyon 600 bin Euro AB Hibesi almaya hak kazandığını anlatan Çıralı, talep eden üyelerine “AB Proje Yönetimi” hizmeti vermeye başladıklarını da belirtti.
İç pazarın küçük olmasının üretim için bir dezavantaj olmadığını ifade eden Çıralı, “Küreselleşen ticaretle bütün pazarlar bize açıktır. Nasıl ki dünyanın her yerinden ürünler küçücük ülkemize gelebiliyorsa, bizim ürünlerimiz de her ülkeye, özellikle de yakın komşu ülkelere gidebilmelidir” dedi.
Çıralı, haksız rekabeti önlemek ve tüketicileri koruyabilmek için ivedilikle dış ticareti ve ithalatı düzenleyen yasaların çıkarılmasını talep ettiklerini belirterek şunları kaydetti:
“Rekabeti Koruma Yasası Meclisten geçmiş ve Rekabet Kurulu’nun oluşumu ile bu yasa önümüzdeki günlerde yürürlüğe girecektir. Fakat yerel üreticilerimizi koruyan ve dampingli ürünlerin piyasamızda satışını engelleyen Anti-damping Yasası henüz çıkarılmamıştır. Sanayi Odası olarak Anti-damping yasasının da meclisten geçirilip Rekabeti Koruma Yasası ile eş zamanlı yürürlüğe konmasını talep ediyoruz.”
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine de değinen Çıralı, Sanayi Odası olarak tüm siyasi partilere eşit mesafede durmaya özen gösterdiklerini belirterek “Bu tarafsız duruşumuzu geçtiğimiz yıl yapılan milletvekilliği seçimlerinde kanıtladık. 18 Nisan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de tüm adaylara eşit mesafede durarak ve diyalog içerisinde seçim sürecini tamamlamaya gayret göstereceğiz” dedi ve adaylara başarılar diledi.
Mesajlar
Başbakan Derviş Eroğlu Genel Kurula gönderdiği mesajında, yoğun seçim çalışmaları nedeniyle toplantıya katılamadığını belirterek, ekonominin bel kemiği olan sanayi sektörünün önemine vurgu yaptı.
Sektörün dış pazara açılması konusunda önemli bir misyonu bulunduğunu ifade eden Eroğlu, üretime katkı koyanlara teşekkür etti.
Genel Kurul’a Toplumcu Demokrasi Partisi Başkanı Mehmet Çakıcı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve Güney Kıbrıs Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mavros Mavromatis de gönderdikleri mesajlarda iyi dileklerde bulundular.
