| Tunar:
“Üretimin en önemli sorunu bazı ürünlerin
kontrolsüz olarak ülkeye girmesidir”
Başbakan Ferdi Sabit
Soyer, “oy kaybetseler bile sosyal
baskılara direnerek ‘Türkiye’den al
bize ver’ politikasını asla gündemlerine
almayacaklarını” söyledi.
Soyer, hükümet olarak amaçlarının,
Türkiye’den gelen desteği altyapıya
aktarmak olduğunu ifade etti ve cari
harcamalar için Türkiye’den para istememeyi
temel siyaset olarak önlerine koyduklarını
söyledi.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası ile Kobi
Center, KKTC’den 2005 yılında en fazla
sanayi ürünü ihracatını gerçekleştiren
kurumlara “ihracat başarı ödülü” verdi.
Saray Otel’de 25 Aralık Perşembe akşamı
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Ekonomi
ve Turizm Bakanı Enver Öztürk, İstanbul
Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük ve
davetlilerin katılımıyla düzenlenen
törende Taşel Ltd, Akgöl Ltd, Avunduk
Süt Ürünleri Ltd, Balkan London Ltd
ve Reha Süt Ürünleri Ltd’e “İhracat
Başarı Ödülü” verildi.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer gecede
yaptığı konuşmada, sanayide üretim
ve geliştirme için kesintisiz elektriğin
esas olduğunu söyledi ve önümüzdeki
günlerde bu konuda 82 milyon euro’luk
bir yatırıma imza atacaklarını belirtti.
Yeni santralın 4 ana motorunun önümüzdeki
günlerde Mağusa Limanı’na geleceğini,
mart ayında yeni şalt sahasının da
devreye gireceğini belirten Soyer,
nisan-mayıs aylarında elektrik sorununu
büyük oranda çözmüş olacaklarını kaydetti.
KKTC’nin 1990’lı yıllarda 30 milyon
dolarlık tekstil ihracatı yapmasına
karşın zamanında önlem alınmaması
nedeniyle ABAD kararının ihracata
büyük darbe vurduğunu anımsatan Soyer,
bugün haksız bir şekilde uygulanan
izolasyonlara karşı verilen mücadelenin
o yıllarda kaybedilen hakların geri
alınması için olduğunu kaydetti.
Kıbrıs Türk halkının her alanda büyük
bir atılım içerisinde olduğunu vurgulayan
Soyer, şu an ithalatın 1 milyar 100
bin dolar, ihracatın ise 66 milyon
dolar olması nedeniyle büyük bir cari
açığın olduğunu söyledi.
Soyer, KKTC’nin cari hesapları hakkında
istatistiki bilgi vererek, gelişen
inşaat, turizm ve üniversite sektörlerinin
sanayinin gelişmesi için de motivasyon
kaynağı oluşturduğunu belirtti.
Sanayi konusundaki yeni yatırım alanında
yüzde 24’lük bir büyüme olduğuna işaret
eden Soyer, üreticilerin tescil ve
kalite belgesi almasının da kendisine
bir yurttaş olarak ayrı bir gurur
verdiğini ifade etti.
Bu yapının kendi içerisinde daha da
büyüyen bir yapıya doğru gelişmesi
gerektiğine işaret eden Soyer, “Bunun
için sektörler arası inatlaşma ya
da çatışmayı değil, sektörlerin ahenkli
uyumunu hep birlikte gündeme getirmemiz
lazımdır” dedi.
İthalatın yaklaşık yüzde 24’ünü araçların
oluşturduğunu belirten Soyer, “Bu
memlekette biraz para kazanıldı mı
önce otomobil değiştirilir, biraz
daha kazanılınca yeni bir ev düşünülür,
bazıları daha da fazla kazanınca eşini
değiştirmeyi karar verir. (Bu da tabi
bütün işi bozar o başka mesele!!)
Bu tüketim kültürü de kendi içinde
bir dinamiği meydana getirir” ifadeleriyle
esprili ve ince mesajlar içeren ifadeler
kullandı.
İthalat rakamları konusunda ayrıntılı
bilgi veren Soyer, önlerinde bulunan
hedefin ülke ekonomisini kayıt altına
almak olduğunu, bunun kimsenin boğazına
basıp daha fazla vergi almak için
gündeme gelen bir konu olmadığını
ifade etti.
Başbakan Soyer, ekonomik anlamda gelişen
ülkelerin başlıca avantajının kayıt
unsuru olduğunu belirterek, “malının
tapusunu yeni alan, üretimin tüm unsurlarını
kayıt altına almaya yeni başlayan”
bir yapı içerisinde büyük atılımları
beklemenin mümkün olmadığını vurguladı.
Kayıt konusundaki çalışmalar kapsamında
önümüzdeki dönemde istatistik dairesi
kurulabileceğini de dile getiren Soyer,
“her üretim alanında imal edilmiş
toplam kapasite bilinmediği ve ülkenin
kesin hesaplarının ancak 2007 yılının
sonunda güncellenebileceği bir dönemde
ülkenin doğru düzgün yönetilebileceği
iddiasında bulunulamayacağını” söyledi.
Soyer, bu konuda başarıya ulaşmış
ülkeler hakkında da bilgi vererek,
gelecek dönem Sanayi Odası’nın da
katkılarıyla bu konunun üstünde ağırlıkla
durmayı planladıklarını ifade etti.
Soyer, deniz ve hava limanlarının
açılmasının ve izolasyonların kalkmasının
ihracatı kendiliğinden büyütecek zemini
sağlayacağını belirterek, sadece süt
ürünlerinin orta doğuya ihraç edilmesi
için yapılan çalışmaları anlattı ve
Londra pazarına yapılacak ihracın
bile stok sorununu ortadan kaldıracağını
vurguladı.
İzolasyonların kaldırılması için yaptıkları
çalışmalara örnekler veren Soyer,
KKTC’deki sanayicileriyle gurur duyduğunu,
çünkü dünyanın başka yerinde örneği
olmayan koşullarda büyük başarılar
sağladıklarını belirtti.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası Başkanı Salih
Tunar da konuşmasında, geceyi düzenlemelerine
yardım eden Kobi Center’e teşekkür
etti.
Tunar, 2005 yılında 1 milyar 100 bin
dolar olan ithalata karşılık 66 milyonda
kalan ihracatın önemine işaret ederek,
izolasyonlar altında üretim yapan
sanayicilerin bu şartlar altında bu
rakama ulaşmasının bile mutluluk verici
olduğunu vurguladı.
2003 yılında başlayan ekonomik büyüme
hakkında rakamsal bilgiler veren Tunar,
ihracatın üst sıralarında konfeksiyon,
süt ürünleri ve alkollü içeceklerin
geldiğini belirtti.
Tunar, bu yılki verilerde de değişiklik
olmadığını ve ilk 5’e giren firmaların
Taşel Ltd, Akgöl Ltd, Avunduk Süt
Ürünleri Ltd, Balkan London Ltd ve
Reha Süt Ürünleri Ltd olduğunu söyledi.
İhracat rakamlarında narenciyenin
de göz ardı edilemeyeceğine işaret
eden Tunar, ürünlerin yıllık ihracat
ve ithalat tutarı hakkında istatistiki
bilgiler verdi. Sanayi üretimine bakıldığı
zaman en önemli sorunun bazı ürünlerin
kontrolsüz olarak ülkeye girmesi olduğunu
dile getiren Tunar, bu konuyu çözebilmek
amacıyla AB kıstaslarının uygulanması
için çalışmalar yaptıklarını belirtti.
Tunar, ihracatı arttırmak için gerçekleştirdikleri
girişimlerin en başında dış fuarlara
katılmak geldiğini ve şubat ayında
Dubai’de düzenlenecek olan üretici
gıda fuarından başlayarak katılmayı
planladıkları fuarları anlattı.
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Tanıl
Küçük ise konuşmasında, Türkiye’nin
sanayi tarihi hakkında ayrıntılı bilgi
vererek, haksız ambargolar nedeniyle
KKTC’deki sanayicilerin TC’deki sanayicilerden
daha da sıkıntılı koşullarda mücadele
vermek zorunda kaldığını söyledi.
Küçük, AB’nin Güney ve Kuzey arasındaki
sorun çözülmeden Kıbrıs’ı üyeliğe
kabul ederek büyük bir hata yaptığını
dile getirerek, Kıbrıslı Türklerin
referandumda evet diyerek birlikte
yaşama yönündeki iradesini ortaya
koymuş olmasına rağmen cezalandırıldığını
belirtti.
“Bu şekilde KKTC’yi ve Türkiye’yi
köşeye sıkıştırabileceğini ve sadece
Güney’in kabul edebileceği bir çözüm
dayatabileceğini zanneden AB, Anavatan
Türkiye’nin Kıbrıs’a ve Kıbrıs Türk
halkına verdiği önemin farkında değildir”
diye konuşan Küçük, adada çözüm isteniyorsa
KKYC’ye uygulanan izolasyonların kaldırılması
ve söz verilen mali yardımların yapılması
gerektiğini söyledi.
Küçük, Kıbrıs sorununun çözülmesinin
hem KKTC’nin, hem Türkiye’nin, hem
de Güney Kıbrıs’ın işine yarayacağına
dikkati çekerek, ne olursa olsun Türkiye’nin
her zaman KKTC’nin yanında olmaya
devam edeceğini vurguladı.
[ geri ]
|