|
11 asil üye;
Salih Tunar, Musa Sönmezler, Ali Çıralı,
Salih Özler, Galip Yüksel, Hasan Onalt,
Hasan Tosunoğlu, Derviş Tarımer, Çavlan
Paralik, Candan Avunduk ve Mahmut
Sarper olarak belirlenirken, 3 yedek
üye ise, Ahmet Çıraklı, Mustafa Kaymak
ve Lisani Deniz olarak belirlendi
Kıbrıs Türk Sanayi Odası’nın (KTSO)
21. Olağan Genel Kurulu 25 Kasım’da
yapıldı.
Ticaret Odası Mustafa Çağatay Konferans
Salonu’nda yapılan genel kurula, Başbakan
Ferdi Sabit Soyer, Çevre ve Doğal
Kaynaklar Bakanı Asım Vehbi, Ana muhalefet
UBP Milletvekili Hasan Taçoy, DP Genel
Başkanı Serdar Denktaş, BDH Genel
Sekreteri Mehmet Çakıcı, Güney Kıbrıs
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mantos
Mavromatis, İngiliz Yüksek Komiserliği
Ticaret Ateşesi David Brown, Fransız
Elçiliği Ticaret Müşaviri Catherine
Grosbois ile TC Lefkoşa Büyükelçiliği
müşavirleri ile sanayiciler ve işadamları
katıldı.
Divan Başkanlığı’nı Mehmet Küçük’ün
yaptığı oturumda, Mustafa Alp ve Ali
Kandulu da sekreterlik görevlerini
üstlendiler. Genel Kurul’da ilk konuşmayı
Oda Başkanı Musa Sönmezler yaptı.
Sönmezler “fikirler dizisi olmaktan
öteye gidemeyen” Finlandiya önerilerinin
ticari izolasyon da dâhil hiçbir izolasyonu
ortadan kaldırmadığını ve Ercan Havaalanı’nın
uluslararası trafiğe açılmasını içermeyen
hiçbir paketin ticari izolasyonu kaldıramayacağını
vurguladı.
Sönmezler, Sanayi Odası’nın ada içerisinde
ve ada ile dünya pazarları arasında
her türlü mal ve hizmet dolaşımının
önündeki engellerin kaldırılmasından
yana olduğunu söyleyerek, bunun devamlı
surette her platformda mücadelesini
verdiklerini kaydetti.
Ortada bazı yükümlülükler bulunduğunu
da hatırlatan Sönmezler, yükümlülüklerin
karşılıklı olduğunu, Türkiye’nin AB’ye
olan yükümlülükleri yanında, AB’nin
de KKTC’ye uygulanan izolasyonun kaldırılması
konusunda Kıbrıs Türk halkı ve TC’ye
karşı yükümlülükleri olduğunu belirtti.
Mal ve hizmet dışsatımının önündeki
engellerin kaldırılması gerektiğini
ve önerilerinin net olduğunu belirten
Sönmezler, “İzolasyonlardan doğan
navlun farkı ihracatçının omuzlarında
kaldığı sürece Kuzey Kıbrıs’tan ihracat
yapmak imkânsızdır. Bu nedenle FOB
ihraç fiyatlarımızı C&F yapın,
yani ihracat navlununun tümünü destekleyin”
şeklinde konuştu.
Sönmezler, piyasada ithal dampingli
ürün bulunduğunu da belirterek, yetkililerin
bunu kabul etmediğini ve anti-damping
yasasını beklemelerini tavsiye ettiklerini
söyledi. Sanayicinin beklemeye tahammülü
olmadığını belirten Sönmezler, “İthalatta
Haksız Rekabetin Önlenmesi Yasa Tasarısı”
ile “Rekabetin Korunması Yasa Tasarısının”
eş zamanlı çıkarılması ve yürürlüğe
konulmasını talep etti.
Sönmezler daha sonra hükümet krizi
öncesi Ekonomi ve Maliye bakanlıklarına
sunmuş oldukları önerileri katılımcılara
okudu.
Başkan Musa Sönmezler, Basın Danışmanı
Hüseyin Ezgin ve Oda Genel Sekreter
Yardımcısı Evren Özbayraktar tarafından
hazırlanan, “1934-1970 Kıbrıs Türk
Üretimi” ve “1974’den günümüze Kıbrıs
Türk Sanayisi” adlı sunumular ile
Sanayi Odası’nın yaptığı ülke içi
ve ülke dışı faaliyetler hakkında
bir sinevizyon gösterisi sundu.
Genel Kurul’da Başbakan Soyer de bir
konuşma yaparak Kıbrıs’ta çözüme ulaşılmadan
AB’ye giren Rum Yönetimi’nin dayatmacı
ve hâkimiyetçi anlayışının sürdüğünü,
bunların Kıbrıs Türklerini yıldıramayacağını,
Kıbrıs Türklerinin çözüm siyasetine
devam ederek gelişmeyi ve kalkınmayı
sürdüreceğini dile getirdi.
Rumlar’ın AB’ye Protokol 10’a göre
dâhil edildiğini söyleyen Soyer, 10.
protokolün içerisinde Kuzeyde müktesebatın
uygulanamayacağı ile birlikte Kıbrıs
Cumhuriyeti’nin ortak kurucusu Kıbrıs
Türk tarafının AB’nin siyasi ve ekonomik
bünyesi dışında kalamayacağı maddesi
bulunduğuna işaret etti.
Soyer, aynı protokolün 7. maddesinin
de “Kıbrıs’ın AB üyeliğinden Kıbrıslı
Türkler ve Rumlar yararlanır” ifadelerini
içerdiğini kaydederek, Kıbrıslı Türklerin
çözüm iradesine sahip olmaları nedeniyle
AB tarafından ekonomik gelişiminin
öngörüldüğünü söyledi. “İşte bu yüzden
izolasyonun kaldırılması AB’nin yasal
mükellefiyetidir ve bunlar üzerinde
duracağız” diyen Soyer, Kıbrıslı Türklerin
e-ticaret yapabildiğini, fakat spor,
kültür ve ekonomik ilişki kuramadığını
kaydetti.
Rumlar’ın son günlerde akıl dışı işler
yapmaya başladığına da işaret eden
Başbakan, milliyetçi, şovenist ve
terörist duyguların okul olaylarına
taşındığı, Kıbrıslı Türklerin tutuklanmasını
öngören yasalar çıkarıldığını belirterek,
“ihbarı veri kabul edeceğiz” söyleminin
dünyada başka hiçbir ülkede olmadığını
vurguladı.
KKTC’de din, dil, ırk ayrımı gözetmeden
herkesin serbest ve özgür biçimde
dolaşabildiği, alış-veriş yapabildiği
bir ortam yaratacaklarını kaydeden
Soyer, “İnşaatlar da yapacağız, her
şeyi yapacağız. Milli gelirimiz 11
bin Dolara çıkmıştır, 22 binlere çıkaracağız.
Önümüzdeki ay içerisinde Rekabet Yasası’nı
geçireceğiz, vergi yasalarında değişiklikler
yapıp Veraset Vergisi’ni de kaldıran/düzenleyen
yasayı da getireceğiz” şeklinde konuştu.
UBP Milletvekili Hasan Taçoy da konuşmasında
KKTC halkının çok büyük acılara katlanarak
bugünlere geldiğini kaydederek, genel
kurulda bulunanlara 26 Nisan 2004
Avrupa Komisyonu kararını hatırlattı.
Taçoy, daha önceki dönemlerde Kıbrıslı
Türkler’e “motivasyon olsun diye”
önerilen Mali Yardım, Direkt Ticaret
ve Yeşil Hat tüzüklerinin, Lüksemburg’da
pazarlık konusu yapılmaya başlandığına
dikkat çekti ve bunların halkın moralini
kırdığını belirtti.
Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ın AB
üyesi, Türkiye’nin ise AB Gümrük Birliği
üyesi olduğunu kaydeden Taçoy, Kıbrıslı
Türklere ise nerede olduklarının ve
nereye varacaklarının da söylenmediğini
belirtti. Taçoy, bir yandan Kıbrıs
Türklerinin bunlarla uğraşırken bir
yandan diğer tarafın halen daha “nihai
hedef olarak Girne’ye bayrak dikmekten
bahsettiğini” kaydetti.
Sanayi Fuarı konusuna da değinen Taçoy
her yıl yapılan yerli sanayi fuarının
bu yıl yapılmamasının üzüntü verici
olduğunu kaydederek, bunun ülke sanayiinin
yok olduğu veya göz ardı edildiği
imajını verdiğini söyledi.
Taçoy konuşmasının sonunda yerli ürünlerin
tüketilmesinin ülke ekonomisine katkı
yapacağını da sözlerine ekledi.
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş da
konuşmasına inatla ve azimle yatırım
ve üretim yapmaya çalışan sanayicileri
kutlayarak başladı ve “Kimse size
bir şeyleri hazır sunmadı, sizler
yoktan var ettiniz” şeklinde konuştu.
Rumlar’la bir çözüme ulaşmanın artık
mümkün olamayacağını herkesin anladığını
söyleyen Denktaş, sürekli olarak “barış
olacak, birleşme olacak, AB’ye gireceğiz”
söylemleriyle halka moral pompalamaya
çalışmanın da artık hiçbir işe yaramadığını
kaydetti.
Gambari’nin görüşmelerin başlaması
talebine iki taraftan da olumlu yanıt
geldiği bir dönemde, okulda Türk öğrencilerin
dövüldüğünü ve Rumların yeni mal-mülk
yasasının ortaya atıldığını kaydeden
Serdar Denktaş, bunların moralleri
bozduğunu kaydetti.
Esas üzücü olan olayın Rumlar’ın Türk
tarafının işleyen bir damarını tıkamasından
çok Türk tarafının bir emirnameyle
“Rumlar’ın talep ettiği moratoryumun”
hükümet tarafından uygulanması olduğunu
savunan Denktaş, kendisini dinleyenlere
“Acaba dünyanın bize uyguladığı izolasyon
mu daha kötü, yoksa bu kendi kafamızdaki
izolasyon mu?” diye sordu. Denktaş,
inşaat sektörünü vuran bu durumun
zamanla bankacılık ve finans sektörünü
de vuracağını belirterek, Türk ve
Rum tarafı arasındaki uçurumun daha
da açılacağına dikkat çekti.
AB’nin “24.5’uncu” üyeyi sorunuyla
birlikte içine aldığını kaydeden Denktaş,
“biz de osmosisle değil, yeni bir
oluşumla AB içinde yer alarak, olmadı
AB’ye komşu; dışında kalarak yolumuza
devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
BDH Genel Sekreteri Mehmet Çakıcı
da konuşmasında Kuzey Kıbrıs’ın özgürlüğe,
barışa, insanca, iyi bir şekilde yaşamaya
susayan insanların ülkesi olduğunu
söyleyerek, şehitlerin de bu mücadeleyi
verdiklerini, şiddetten uzak insanların
mutlu yaşadığı bir ülke hayal ettiğini
söyledi.
Dış dünyayla çalışabilen, sendikal
ve sosyal haklarını elde etmiş, toplumsal
ve bireysel haklara sahip insanlar
görmek istediğini kaydeden Çakıcı,
politikayı “geleceği okumak” olarak
gördüğünü ifade etti.
Başbakan Soyer’in Protokol 10’la ilgili
sözlerini de eleştiren Çakıcı, Soyer’in
söylemlerinin yanlış olduğunu savunarak
“Müktesebat Kuzeyde geçerli olmadığı
için Orams davasında haklı bulunduk”
şeklinde konuştu.
Rumlar’ın çözüm için motivasyona sahip
olmadığını da yineleyen Çakıcı, Türkiye’yi
sıkıştırarak istediğini elde edebilecek
olmasından dolayı Rum tarafının aceleci
davranmadığını dile getirdi.
Genel kurula katılanlara yanında getirdiği
Girne Emirnamesi’ni de gösteren Çakıcı,
bu emirnamenin “bazı yasadışılıklara
kılıf” olarak hazırlandığını iddia
etti.
Son olarak kürsüye gelen Çevre ve
Doğal Kaynaklar Bakanı Asım Vehbi
bazı siyasilerin birbirlerine küs
olduğunu söyleyen Mehmet Çakıcı’ya
cevap olarak, KKTC’de küslüklere yer
olamayacağını, zamanın daha da kenetlenerek
sorunları çözme zamanı olduğunu söyledi.
Turizm, eğitim ve üniversite konularında
çok ciddi sanayi yatırımları yapılabileceğini
söyleyen Vehbi, şu an KKTC’ye 70’ten
fazla ülkeden öğrenci geldiğini, fakat
bu öğrencileri ülkeye getirmenin de
bazı sorunlarla karşılaştığını söyledi.
Vehbi, KKTC’de öğrenim görecek bir
öğrencinin bir sorunu olduğunda ülkesinin
büyükelçiliğini aradığını veya KKTC
hakkında bilgi almak için kendi ülkesinde
büyükelçilik bulamadığını söyledi.
Vehbi ayrıca “küçük ortak” olarak
hükümette yer aldıklarını hatırlatarak,
Sanayi Odası’yla her türlü çalışmaya
ve işbirliğine hazır olduklarını söyledi.
Vehbi yurtdışında yeni temsilcilikler
açılacağını da sözlerine ekleyerek,
bu temsilciliklerin “trafik polisi
gibi çalışıp bazı bakanları ağırlayıp
gezdirmek yerine” potansiyel açıdan
daha faydalı olacaklarını da vurguladı.
Güzey Şemsettin’in yeniden Murakıp
olarak belirleyen Kıbrıs Türk Sanayi
Odası 21. Olağan Genel Kurulu, yeni
Oda Yönetim Kurulu’nun 11’i asil ve
3 de yedek üye olmak üzere toplam
14 kişinin seçimiyle tamamlandı.
11 asil üye Salih Tunar, Musa Sönmezler,
Ali Çıralı, Salih Özler, Galip Yüksel,
Hasan Onalt, Hasan Tosunoğlu, Derviş
Tarımer, Çavlan Paralik, Candan Avunduk
ve Mahmut Sarper olarak belirlenirken,
3 yedek üye ise Ahmet Çıraklı, Mustafa
Kaymak ve Lisani Deniz olarak belirlendi.
Sanayi Odası Başkanlığına 28 Kasım
Salı günü yapılan ilk Yönetim Kurulu
toplantısı ile Salih Tunar getirildi.
[ geri ]
|