| Talat: "Ekonomimizi güçlendirmek zorundayız, çünkü olası bir çözümün ekonomik yükünü ve gelecekteki Kıbrıslı Türkler'in rekabt gücünü üst düzeye çıkarmamız gerekiyor”
Soyer: "Üretim araçlarına uygulanan KDV'nin sıfırlanması için meclise sunulan tasarı yeni dönemde yasallaşacak”
Deniz: "3-4 yıl önce ‘Sanayi nereye gidecek, ne olacağız' şeklinde olan o karamsarlığın yerini, ‘biz daha iyisini yapabiliriz, daha iyisini yaparız' sözleri aldı”
Kıbrıs Türk Sanayi Odası'nın, 2004 yılında en çok ihracatgerçekleştiren 5 sanayiciye vermeyi uygun gördüğü "2004 İhracat Başarı Ödülleri" 7 Eylül akşamı gerçekleştirilen ödül töreniyle sahiplerini buldu.
Buna göre 2004 yılında KKTC'den en fazla sanayi ürünü ihracatı gerçekleştiren 1. kuruluş 3,898,773 Amerikan Doları ile Akgöl (Süt ürünleri) Ltd. olurken, 2. kuruluş 3,770,884 Amerikan Doları ile Taşel Ltd. ve 3'üncülüğü ise 3,065,206 Amerikan Doları ihracat ile Balkan London Ltd. aldı. Nicole Manufacturing Ltd. 2,765,313 Amerikan Doları ihracat ile 2004 yılının en fazla ihracat yapan 4. kuruluş ödülünü alırken, Avunduk Süt Ürünleri Ltd. ise 2,099,870 Amerikan Doları ihracat ile 5'inci en fazla ihracat yapan kuruluş oldu.
Kuruluş temsilcilerine ödülleri, saat 19.30'da fuar alanındaki havuz başında düzenlenen resepsiyonda verildi. Ödül törenine, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz, Milli Eğitim ve Kültür Bakanı Canan Öztoprak, iş adamları ile sanayiciler ve bazı devlet yetkilileri, Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar ile oda yetkilileri de hazır katıldı.
Sanayi Odası Başkanı Tunar'ın açılış konuşmasıyla başlayan ödül töreni, Ekonomi Bakanı Deniz, Başbakan Soyer ve Cumhurbaşkanı Talat'ın konuşmasıyla devam etti.
Tören, 2004 yılında KKTC'den en fazla sanayi ürünü ihracatı gerçekleştiren 5 kuruluşa ödüllerinin verilmesi ve toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ödül töreninde yaptığı konuşmada, ekonomik mücadelenin ekonominin gelişmesinin, çok önemli bir siyasi yansımasının olacağının unutulmaması gerektiğini, ekonomik gelişmenin çözümde rolünün önemli olduğunu belirtti. Talat, sanayide ve yerli üretimde bir ferahlama dönemi yaşanmasına karşın izolasyonların etkisinin görüldüğünü belirterek, yerli üretim düzeyinin gelecekte çok daha iyi koşullara ve çok daha iyi bir gelişmeye ulaşacağından emin olduğunu vurguladı.
Talat, konuşmasına şöyle devam etti: "Sanayimiz, sanayicimiz, üreticimiz, müteşebbistir, çalışıyor, geleceği kurmaya çalışıyor, geleceği görüyor ve yatırımlara ağırlık veriyor. En ağır koşullarda bile yapılan yatırımlar, önümüzdeki daha rahat olacağına inandığım, daha uygun bir ekip olacağına inandığım koşulları da daha büyük boyutlara ulaşabilecektir ve biraz önce sayın başkanın ortaya koyduğu ihracat rakamları çok daha yukarılara çıkabilecektir buna inanıyorum.
Tabii bugünün koşullarında, ekonomik mücadelenin, ekonomik gelişmenin çok önemli bir siyasi yansıması olduğunu da unutmamamız gerekiyor. Eğer Kıbrıs sorunu çözülecekse ve bu sorunun çözümü ile bir yeni iklim doğacaksa, bu iklimde rekabet edebilmemizin koşulu bugün iyi bir ekonomik seviyeye ulaşmamızı gerektirir, koşul budur."
Cumhurbaşkanı Talat, KKTC ekonomisini geliştirmek ve güçlendirmek zorunda olduklarını, çünkü hem olası bir çözümün ekonomik yükünü, hem de gelecekteki Kıbrıslı Türkler'in rekabet gücünü üst düzeye çıkarmaları gerektiğini vurguladı.
Talat, ayrıca bunun yapılacak olan çözüm pazarlığında da önemli olduğunu ifade ederek, çözüm pazarlılığında da ekonomi kadar veya ekonomiye dayanarak pazarlık yapacaklarını kaydetti.
Dolayısıyla KKTC ekonomisini güçlendirmek, geliştirmek, ihracatı artırmak ve Kıbrıs Türk halkının refah seviyesini yükseltmenin gelecekteki çözümün de lehlerine oluşmasına önemli bir katkı olacağını vurgulayan Talat, bu anlayışla Kıbrıs Türk ekonomisine katkı yapan herkese bu yarışta, ihracatta ilk beşi ve daha sonrasını paylaşan tüm kuruluşlara başarılar dileyerek, teşekkür etti ve kuruluşlara bundan sonraki ekonomik yaşamlarında başarılar diledi.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer de ödül töreninde yaptığı konuşmada, dünyanın globalleşen şartlarında, artık ulusal sınırlarla kurulan ve ulusal sınırların gerisinde bir koruma politikasıyla bir ekonominin ya da toplumsal düzenin varolmasının olanaklı olmadığını belirterek, bu globalleşme çağında, ulusal sınırların aşıldığı, bilim ve teknolojinin geliştiği bu dönemde, önemli olan noktanın, "dünyadaki ekonomik değerlerle rekabet edebilecek, bilim ve teknolojiyle bu alanda yarışabilecek, hayatın her alanındaki üretimi ve buna bağlı olarak organizasyonu, toplum yaşamında tek tek insanların yaşamına dönük olarak da gerekli düzenlemeleri başarabilmek" olduğunu söyledi.
Bu noktada ise eşit koşullarda yarışabilmenin şartlarının yaratılması gerektiğini vurgulayan Soyer, konuşmasında şunları kaydetti:
"Bu bakımdan yıllardır bir yandan ağır enflasyon, dönem dönem devalüasyon ve özellikle devam etmekte olan izolasyon altında varolan bir ekonomide, böylesine eşit koşulları yaratmak oldukça zordur. Ancak Kıbrıs siyasal sorununda meydana gelen çok önemli değişimlerin, toplum yaşamımıza getirdiği önemli katkı ve değişimle birlikte, toplum ekonomisinde devlet yapılanmasında ve dışa açılmada büyük bir avantaj, bizi bulmuş durumdadır.
Bu avantajı kalıcı bir hale döndürüp daha da geliştirmek ve eşit koşullarda ülke ekonomimizin rekabet edebilme şartlarını yaratmak, yalnız hükümetlerin değil, ama en başta hükümetlerin, fakat muhakkak toplumun bütün kesim ve katmanlarının birlikte hareket edeceği zemin olmalıdır.
Bu bağlamda, önemli ölçüde bir kısım politik gelişmeler olmuş olsa bile, sayın başkanın belirttiği gibi özellikle yerel üretim alanında daha aşmamız gereken noktalar var. Bunların bir tanesi de üretim araçlarına uygulanan KDV'nin sıfırlanması ve buna bağlı KDV iadeleri noktasının gündeme getirilmesidir.
Bu konuda yasayı hazırlayıp meclise sunduk ve bu yeni yasama döneminde süratle bu yasa meclisten geçecek ve bu konuda sanayicimizin rekabet edebilme ve yatırım yapıp, teknolojiyi geliştirebilme imkanlarına büyük bir katkı daha sağlayacak."
Başbakan Soyer, bunun arkasından navlunların dezavatajını giderecek katkıları gündeme getirmeleri, bunun için de devlet gelirlerini artırmaları gerektiğini belirterek, KKTC'de ilk defa 2004 yılında cari bütçenin %36'sını Türkiye'den gelen yardımlarla bütünleyebilme noktasına ulaştıklarını kaydetti.
Geçtiğimiz yıllarda bu oranın %50 olduğunu, dolayısıyla devlet gelirlerini artırarak ve yayarak cari bütçedeki yerel yerlerle oluşan pozisyonu artırıp, Türkiye'den gelen yardımı, sektörel bazda büyüterek artırabilme pozisyonuna ulaşılması gerektiğini aktaran Ferdi Sabit Soyer, "Bunun için ekonominin kayıt altına alınması ve aynı zamanda buna bağlı olarak zamların, vergilerin, özellikle yerel üretimi çıkmaza sokmayacak politikalarla birlikte düşünülüp, hayatın her alanında daha ucuz bir ekonomiyi yaratmamız gerekiyor" dedi.
Soyer, böylece hem insanların alım gücünü artırmak, hem de Güney Kıbrıs'la rekabet etme ve onlardan daha ucuz bir KKTC yaratma hedefini gündeme getirmeleri gerektiğini, bunun da turizmle ve diğer ekonomik bütünlüklerle birlikte bütünleşerek, ekonominin her alanında sürdürülebilme zeminini geliştirmeye çalışacaklarını, bu politikaya bağlı olarak da, iş adamlarının bu temel hedef doğrultusunda, hükümetin aldığı kararlara eksik olanların tamamlanmasına dönük görüş, öneri ve eleştirilerini katmaları gerektiğini kaydetti.
İş adamlarının ayrıca alınan kararların da süratle yaşama geçmesini sağlayarak, yapacakları katkı ile bu ülke ekonomisinin rekabet edebilme kabiliyetini ve gelişebilme gücünü daha da artırmak olanaklarını ve istihdam imkanını artık devlette değil, gelişen özel sektörün, uygun koşullarda yaratacağı potansiyelle ülke gençlerini memlekete bağlayacak yeni iş ve aş imkanlarını yaratacak bir zeminle bütünleştirmeleri gerektiğini vurgulayan Başbakan Soyer, "İşte bu duygu ve düşüncelerle hareket edip başaracağız ve 21. Yüzyılın başında Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs'ta siyasal eşitlik temelindeki bir çözüm hedefiyle birlikte, demokratik, üretken ve bütün dünya halklarının önemli değerlerine sahip, bu dünyada ve bu adada başkaları gibi siyasal anlamda eşit olarak var olma hakkını da sonsuza kadar taşıyacağına inanıyorum, hepsinize başarılar ve saygılar" diyerek konuşmasını tamamladı.
Ekonomi ve Turizm Bakanı Derviş Kemal Deniz de yaptığı konuşmada, KKTC sanayisinin yavaş yavaş ileriye gittiğini ve 3-4 yıl önce "sanayi nereye gidecek, ne olacağız, dar boğazlar nasıl aşılacak" şeklinde olan o karamsarlığın yerine, "biz daha iyisini yapabiliriz, bundan sonra daha da ileriye gideceğiz ve daha iyisini yapacağız" gibi olumlu sözlerin söylenmeye başladığını kaydetti.
Deniz, bu söylenen sözlerin, hükümet üyelerini ve hükümeti çok mutlu ettiğini, çünkü bu olayın kendilerini "demek ki doğru yoldayız ve doğru yolda kararlar almaya da devam edeceğiz" şeklinde düşüncelere ittiğini vurguladı.
KKTC sanayicisinin bulunduğu konum itibarıyla hem şanslı, hem de şanssız olduğunu da ifade eden Deniz, konuşmasına şöyle devam etti:
"Şanslıdır, çünkü Orta Doğu'nun stratejik bir bölgesinde. Siyasi koşulların halledilmesi halinde, Orta Doğu ülkelerine en büyük ihracatı yapan bir konuma gelebilecektir.
Şanssızdır çünkü, bilhassa çevresinde olan ve kendisine rekabet unsuru sağlayacak gerek her ne kadar Anavatanımız olsa dahi Türkiye Cumhuriyeti sanayicisi, gerekse Güney Kıbrıs sanayisi bugün bir rekabet unsuru sağlamaktadır.
Ancak bu rekabet koşulları, dünya ekonomisinin ve ekonomik şartların kesinlikle mecburi getirdiği şeylerdir. Bizim ve sanayicilerin, hükümet olarak bizim öncelikle gerekli yasaları meclisten geçirip, bu rekabet koşullarını daha iyi düzenleyen bir duruma getirmemiz gerekiyor. O bakımdan rekabet yasası Başsavcılığa sunulmuştur, eğer anayasal bir eksiklik olmazsa Başsavcılık'tan geldikten sonra, sadece Bakanlar Kurulu'ndan meclise de sunulacaktır."
Deniz, tabii yalnız bununla da bitmeyen ve yine çevresel rekabet unsurlarından arınması ve ülkenin gerekli rekabeti sağlaması açısından da hazır olan "Anti Damping Yasası"nın da süratle meclisten geçirilmesine ellerinden geleni yaparak çalışacaklarını belirterek, bunun dışında da sanayicilere ve mevcut olan kaliteyi artırmak, dünyaya uydurmak ve dünya şartları içerisinde rekabet edilecek bir duruma gelmesi için kendilerinin yapacağı bir işlem olduğunu kaydetti.
Bu bakımdan hükümet ve sanayicinin kendi yollarında ve kendi içlerinde yapacakları düzenlemelerde, sanayici iş adamlarına daha iyi imkanlar vereceklerini söyleyen Ekonomi Bakanı Deniz, "Bu bakımdan tüm sanayicilere, bugün ödül alacak olanlara veya ödül alma dışında KKTC'de faaliyet gösteren sanayicilere, bu anlattığım şartlar içerisinde yaptıkları çalışmalar ve gösterdikleri başarılar ile ülkemizi tanıtmadaki önemli rollerinden dolayı hepsine tebriklerimi sunarım" dedi.Ödül töreninin açılış konuşmasını yapan Sanayi Odası Başkanı Salih Tunar, 6. Yerli Ürünler Fuarı Programı içerisinde ilk defa 2004 yılında en fazla ihracat yapan 5 firmayı ödüllendirmek için toplanıldığını belirterek, son dönemde herkesin de bildiği gibi 2000 ve 2001 yılında yaşanan krizlerin atlatıldığını ve ekonominin büyüme trendine girdiğini ifade etti.
Tunar, bu büyüme trendinin sürdürülebilir olması için de gerekli ekonomik kararların süratle alınması gerektiğini, bununda ülkenin kalkınmasına daha süratli bir şekilde sağlanacağını düşündüğünü belirtti.
Salih Tunar, 2004 yılı ithalat ve ihracat rakamlarına bakıldığı zaman, bir önceki yıla göre %50 artış oranında büyüme görüldüğünü ve italatın 853 milyon dolara, ihracatın da 61.50 milyon dolara yükseldiğini söyledi.
"Avrupa Birliği'nin 1994 yılında aldığı ambargo kararı ve izolasyonlara, bugün navlun fiyatının yüksek olmasına, taşımacılıkta sıkıntılar yaşanmış olmasına rağmen, bu ihracatta bu rakamlara erişmek büyük bir başarıdır" diyen Tunar, üretim girdilerinin ucuzlatılması, taşımacılığın dünya standartlarına çekilmesi, haksız rekabetin önlenmesi, kobilere uygulanan desteklerin sağlanması halinde bu rakamların 100 milyon dolarlara, hatta daha yukarılara çıkacağından emin olduğunu vurguladı.
Sanayi Odası Başkanı Tunar, eşit üretim ve pazarlama şartları olması halinde, Kıbrıs Türk üreticisinin dünya üreticileriyle aynı şartlarda pazarlama imkanlarına ve aynı başarıyı göstermeye aday olduğunu ifade etti.
Tunar, başarılı firmalara gelindiği zaman, Cypruvex firmasının narenciye ihracatında birinci sırayı aldığını, ancak Sanayi Odası'nın değerlendirmelerinin tarım ürünleri dışında, sanayi ürünleri arasında olduğunu ve Cypruvex haricindeki sırayla gelen tüm firmaların tamamen üretim firmaları olduğunu aktardı.
Salih Tunar, bu firmaların başında da Akgöl Ltd.'in süt ürünleri ihracatında 3 milyon 898 bin 773 bin dolarla birinci sırayı aldığını, Taşel Ltd. alkollü içki ihracatında 3 milyon 770 bin 880'le ikinci, Balkan London Ltd. 3 milyon 65 bin 206 bin dolarlık ihracatla üçüncü, konfeksiyon ihracatında Vicole Manufacturing Ltd. 2 milyon 765 bin 313 bin dolarla dördüncü ve Avunduk Süt Ürünleri de süt ürünleri ihracatında 2 milyon 99 bin 870 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini konuklara aktardı.
Bu beş firmanın ihracatının 61 milyonluk ihracat içerisinde, 15 milyon dolarlık bir ihracatla önemli bir yer tutuğunu ifade eden Tunar, bu firmaların yanında Reha Süt Ürünleri'nin 1 milyon 758 bin, ypruvex
Manufacturing Ltd.'in 1 milyon 590 bin, Sonteks Ltd.'in 1 milyon 447 bin, Koop Süt'ün 1 milyon 356 bin, Kıbrıs Türk Tütün İşletmeleri'nin 1 milyon 377 bin, Süt-İş Gıda'nın 1 milyon 216 bin, Borsav Ltd'in. 1 milyon 206 bin, Gülcan Ltd.'in 1 milyon 211 bin, Dardanel Cyprus Ltd.'in 1 milyon 269 bin, Longteks Ltd.'in 980 bin, Icp Cyprus ilaç firmasının 945 bin, Selim ve Oğlu Ltd.'in 748 bin ve Mey İçki Şirketi'nin 720 bin gibi yüksek rakamlarda ihracat yaptığını ve firmaların KKTC'ye göre yüksek rakamlarda ihracat gerçekleştirdiklerini kaydetti.
Kıbrıs Türk Sanayi Odası Yönetim Kurulu'nun da almış olduğu bir kararla bu yıl 2004 yılında en fazla ihracatı gerçekleştiren 5 firmayı ödüllendirmeye karar verdiğini söyleyen Tunar, "Ben 5 firma yanında diğer 13 firmanında başarılı olduğunu ve söylediğim rakamlarda da ihracat gerçekleştirdiğini ve onlarla gurur duyduğumuzu, tüm ihracatçılarla gurur duyduğumuzu belirtmek isterim" dedi.
Tunar, "Bu rakamlar gösteriyor ki Kıbrıs Türk sanayicisi, imkan verilmesi halinde başaramayacağı hiçbirşey yoktur" görüşünü belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:
"Kıbrıs Türk üreticisi müteşebbistir ve son beş yıl içerisinde katedilen yola bakıldığı zaman, gerek ambalaj kalitesinden, gerek ürün kalitesinden, gerek fiyatlandırmada da büyük yol katedildiği görülmektedir. Beş yıl önce düzenlemeye başladığımız Yerli Ürünler Fuarı, bundan sonra da mutlaka kendi üretimimizi halkımıza tanıtmak, teşvik etmek ve başarılı iş adamlarımızı da basınımızın önüne getirmek suretiyle bu çalışmalarımız devam edecektir.
Ben burada isimleri saymadığımız tüm üreticilerimize, tüm ihracatçılarımıza, söylediğimiz rakamlarda ihraç ederek başarı gösteren tüm ihracatçılarımıza teşekkür ederim ve bundan sonraki çalışmalarında daha böyle de daha başarılara imza atmalarını dilerim."
[ geri ]
|